kullanıcı girişi

kullanıcı adı veya e-mail

Şifre

üye olcam | şifremi unuttum

giriş
Yeni > Eski
Eski > Yeni
A'dan Z'ye
Z'den A'ya
Başlangıç
Bitiş
Tanımlarda arat
Entrylerde arat
İyisinden
gündemler (200)
sayfa >>

    erguvan

    1.
    birinci nesil yazarımız.
    2.
    baskalarini elestirmeden once keske kendi buyuk cabalarini gorseydik diye dusundurmus yazar.

    #43080)
    3.
    aşırı agresif yazar. iyi niyetini anlıyorum, ama biraz daha sakin olmasını tavsiye ediyorum kendisine.
    4.
    istanbul' un nadide özelliklerinden biriydi erguvan ağaçları. artık elbette yoklar..
    5.
    nickini gördüğüm an kim olduğunu anlamış bulunduğum yazar.* eğer geldiyse bir bildiği vardır, umarım uzun zamanlar sözlüğümüzde takılır, gönlümüzü şenlendirir. hoş geldin.
    6.
    sözlükte iman şahlanmasından ötürü çok agresif davranabilen bir yazar.
    düşüncelerine katılmadığı sözlük yazarlarına hakaretlerini görünce üzüldüm.
    keşke kendimizi de eleştirebilsek!
    7.
    amla, gotle, yarrakla sorunu olan yazardir. kendisine nacizane bir kac tavsiyem var. bu terimlerin hayatin birer gercegi oldukarini, orgazmin guzel bisey oldugunu, kuslar cicekler ve boceklerin de bir sekilde sikistiklerini salik veririm. hatta inanmayabilir ama sokrates, platon, hegel, marx, muhiddin arabi, farabi vb... gibi insanlarin da cinsel iliskiye girdiklerini hatirlatirim. metanetli olsun. seks yapsin her insan gibi. kafasida rahat olur, sozluk de.
    8.
    birilerinin lafını ettiğinden çok cinsel ilişkide bulunmuşluğu olan yazar. evlidir. orgazmın kitabını yazmış ama mahremiyeti bir değer olarak hayatına tatbik etmiştir. azgın değildir, sapık değildir. cinselliği bir nimet olarak görür, hayatının daha güzel olması için bir lütuf olarak görür. öpüşmeyi, ön sevişmeyi çok iyi bilir. her türlü müsbet ve insani hazzın dibine vurmuştur. bu açıdan merak edilesi değildir.
    9.
    son zamanlarda --bu başlık dışında-- agresif entrilerine rastlamadığım sözlük yazarımız. zamanı ve sabrı elverdiği kadar buraya yazmaya devam etmesini, bu arada kafasını yalan yanlış konuşanlara takmamasını ve mümkün olduğunca sinirlenmemesini rica ederim kendisinden.

    unutmamalıdır ki bir mekânı ele geçirip istediği gibi at koşturmak isteyen art niyetli insanların en birinci taktiği çirkefe yatmak, çirkefe yatıp her türlü pisliği yaptıktan sonra bir de karşıdakini en ufak boşluğundan ötürü eleştirip kötülemek, böylece onun sinirlenip kendi kendisine zarar verecek hareketler yapmasını sağlamak, sonunda da onun ne kadar kötü olduğunu (!) bütün dünyaya güya göstererek ondan kurtulmak ve o mekânı elde etmektir.

    günlük toplumsal hayatta olduğu gibi internet ortamında da taktik aynıdır.

    zamanında böyle ruhu faşist, zorba adamlara rast geldiğim için çok ders aldım. aman onları takmayın. böyleleri "vehim" gibidirler, ciddiye aldığınızda sizin için sorun oluşturabilirler, aksi halde hiçbir ahlâkî ve entellektüel güçleri yoktur ve ellerine bir tüfek veya tank geçirmemişlerse size bir halt yapamazlar. ağızlarının bozukluğu da bu ahlakî, entellektüel ve bilumum güçsüzlüklerini örtmek içindir.
    10.
    bakıyorum, 90 küsür entry'si var an itibariyle. bu entry'lerin çoğu dini konularla ilgili tartışmalarda sarfettiği entry'ler, arada hakkını verelim ciddi anlamda tanımsal bilgi içerikli entry'leri de var, ama geri kalanları da ya sözlüğü eleştiriyor, ya bazı yazarlarla laf dalaşına giriyor veya onların yaptıklarını beğenmediğini çekinmeden söylüyor, hatta "moderasyonla konuştum hepinizin entry'lerini sileceğiz" bile diyebiliyor.

    tamam özgürlük vs. bunlar güzel şeyler, bu konularda hepimiz hemfikiriz. ama yahu bir elinizi vicdanınıza koyun, sözlüğü az buçuk okuyorum, şimdiye kadar hiçbir yazarın olmadık yere "ya bu erguvan da sürekli dini entry giriyor" diye salakça bir yaftalamasını görmedim. "sözlükte açılan dini başlıkların sözlükten soğutması" diye bir başlık da açılmadı şimdiye kadar. sol frame'de namazla ilgili başlık görüp buna sinirlenen, hatta bunu yapanlara küfür eden de görmedik. açıktan ve sistemli olarak "sözlüğü dinciler bastı" tepkileri de yükselmiyor...

    ee peki erguvan'ın bizimle alıp veremediği nedir tam olarak? niye sürekli sözlüğü eleştirmekte ve kendince bir şeyler yapmaya çalışan insanları provoke etmektedir? neden sevmediği bir yazara özel mesajla küfür etmiştir ve neden buna rağmen sırf ideolojileri tutuyor diye destek görmektedir?

    hoşgörü diye bir şey vardı benim bildiğim islam dinine dair, küfür etmek yoktu senin gibi inanmayana. etrafında olup biten dünyayı ve çevreyi düzeltmek için gayret göstermek vardı, olduğu gibi bırakmak değil. "siz" ve "biz" demek yoktu, "yaradılanı sev yaradandan ötürü" vardı.

    şimdi birileri çıkıp "biz"i faşist olmakla, sözlüğü sahiplenmekle suçluyor, hatta "ele geçirmeye" çalışmakla itham ediyor, yahu sözlük bu işte, isteyen herkes yazar oluyor. bense bunları diyorum işte. hayatın en adaletsiz kısmı da galiba bu, bir suç işleyip, buna rağmen karşındakini suçlamak...

    şimdi kendisi çıkıp haklı olarak "benim değerlerime hakaret edilirse onları savunurum" diyecektir. yazdıklarımın kesinlikle bu "hakaret" kategorisinde olmadığını söylemek zorundayım. kendim saçma da bulsam, bırakın kanunu, genel ahlak kavramına inancımdan dolayı, bu tarz bir hakarete, kutsal sayılan değerlerin aşağılanmasına ben de göz yumamam, ve sırf kendim de onlar gibi düşünüyorum diye olayı görmezlikten gelemem. bütün sözlük moderasyonunun da aynı şekilde olduğuna kefilim hatta. yani bir hakaret bir aşağılama varsa, ve bu sözlükte barınıyorsa bunun tek suçlusu moderasyondur, o entry'yi yazan kişinin nick'inin altına yazılar yazmak çözüm değildir.

    sırf başkaları bir değere hakaret etti diye, o kişilere "köpek" demek, "angut" demek midir hoşgörü, bu mudur büyüklük?

    hani kötü örnek misal oluşturmaz diye bir laf vardı, ne oldu ona?
    11.
    ciddi yazılarının güme gittiğini görerek üzülmüş, habire kendi isminin altına yazmaktan zevk almaktan korkar hale gelmiş yazar*

    erguvan bir kedi gibi evvela bulunduğu ortamı koklar, tanır ve tanımlamasını yapar, bu yüzden eleştirir. evvela eleştirir. güzeldir, çirkindir, şöyle olması gerekir, böyle olması gerekir der. tabii bir yandan da, birilerinin gözüne nasıl sokulacak bilmez ama oturur, adam gibi birşeyler yazmaya uğraşır. ansiklopedik bilgiden ziyade yorumlar yazar.

    erguvan kolay tahrik olur, kutsalıyla ilgili, başörtülülerle ilgili hakaretlere dayanamaz cevap yazar. ama sürekli bilgilerini, okuduklarını, öğrendiklerini, gözlemlerini paylaşmak ister. alıntıyı kendi yazısıymış gibi göstermekten hoşlanmaz. İntihalden nefret eder. Yakaladı mı acımaz.

    angut der, küfür edemediği için kendisine bunu hak olarak görür. özel mesajda yazdığı ibne(lik yapma yeter) lafını muhatabıyla halletmiştir, neye binaen söylediğini ifade etmiştir, özelde yazışarak meramını anlatmıştır, muhatabından beklemediği yumuşaklıkta cevaplar alarak hafiften afallamıştır... hata eder, bunu da kabul eder. bir daha da böyle ifadeler kullanmam inşaallah diye temenni de eder.

    erguvan bu sözlükte din düşmanlarının, ahlaksızların bulunduğunu bildiği için, iyi niyetle de olsa kutsal içerikli başlıklar açmaz, bunları meydana sürmez. ama açılan başlıklara yazar, yapılan dangalaklıklara da cevap verir. zaman kaybı olduğunu düşünse de zaaf olarak kabul eder bunu. ne yapsındır.

    ve -umutsuzca- teklif eder: adam gibi ciddi, dolu dolu yazalım. sataşmayalım kimseye. (ki kendisi kimseye sataşmadı durup dururken. birilerinin açıktan terbiyesizliklerine bozuldu, hakaret dolu ifadelerinin tahriğine kapıldı.) şu sözlüğü belirli bir seviyeye getirelim. bir mefhum hakkında farklı bakış açılarını serdedelim. adam olmayı, adam gibi tartışmayı becerelim, namuslu bir yolla, ilmi bir şekilde.

    ilan eder: kendisi asla dinci değildir, dindardır. dini hassasiyeti vardır. cemaatlerle alâkası yoktur. ve fena halde agresiftir; sidik, sperm ve bilimum necaset kokan parmaklarla yazılan alaylara en sert cevabı verir, gocunmaz. kimseye eyvallahı yoktur. kendisinden birşeyler öğrenmek isteyene açıktır, samimiyete meftundur. asla pasifist değildir, kavgaya açıktır; değerleri için gözünü kırpmaz savaşır. kendisine laf atana ise güler geçer.

    ne fethullah gülen taraftarıdır, ne de atatürkçüdür. birisini okumadan hakkında karar vermez. evrim teorisine karşı çıkan islamcı camiaya darwin'i okumalarını önerir. freud'a laf atanlara freud'u tanımadıklarını hatırlatır. tüm bunları yaparken birilerine, eziklerin yaptığı gibi, göz kırpmaz, sınıf atlamaya çalışan ama komik duruma düşen eziklere acır. ilmin ağır olduğunu, diz çökerek hakkının verilmesi gerektiğini bilir, bu konuda ukalalık yapmaz. ama kendisine bilgiçlik taslayanlara karşı fena halde ukaladır.

    (bkz: kendini öven yazar)
    12.
    hepimiz sik kafalıyız dersek, #48029 nolu entry de belittiğiniz gibi hepimiz angut yazar parçalarıyız dersek, sözlükte seviye düşse bile sizin gibi kaliteli insanlarla aynı sözlükte yazıyor olmak bizim için bir onur dersek mutlu mesut olacak bir yazardır.

    #68039 nolu entry si ile sözlüğün ruhuna fatiha okumak istediğini belirtmiştir.

    bu kadar angut yazar parçalarının olduğu bir sözlükte neden yazıyor onu da anlamış değilim(!) aynı entry de hem "kavgaya açıktır; değerleri için gözünü kırpmaz savaşır" hem de "adam gibi ciddi, dolu dolu yazalım. sataşmayalım kimseye." der. buradaki paradoks u kendisine özel mesajla yazarsanız, size bir kitap önerir. (bkz: sokratesin savunması). o kitabı okuduğunuzu söyler ve siz de ona kant ın eleştirilerini okumasını önerirseniz, "almanca bilmeden kant anlaşılmaz" der ve sizin okumuş olduğunuz şeylerin aslında beyhude olduğunu ima eder. sonra istemeden de olsa rumuzunun altına yazmak istersiniz. yazıyor olduğunuz entry nin altına daha sonra "erguvan şöyledir, böyledir", "erguvan bunlara sadece güler geçer" gibi şeyler yazma ihtimalinin olduğunu bilseniz bile.

    erguvanın yazdıklarını düşünürsem, ben galiba angut kagegorisine giriyorum.
    sözlüğü ilim irfan yuvasına çeviresiniz diye artık ben yazmıyorum. ha bu arada belirtmek isterim ki benim sizin gibi "gideyim de arkamdan ağlasınlar, üzülsünler, artistlik yapayım" diye bir düşüncem yok. samimi ve ciddiyim. yazarlar gelir yazarlar geçer. ben gidince bir şey eksilmez. eksilmemeli zaten.

    ama olur da birgün; "lan olum sözlükte nikbin ile aydınlanma saati varmış lan, nikbin sözlükte vaaz veriyormuş", "olum muro hassas ayi gerçekten sportfest için bir sex takımı kurmuş" ya da "delu sözlükte ocak kurmuş" gibi bir şey kulağıma gelirse, vallaha gelirim hemen ha.

    hadi bakayım gençler! meydan sizin!
    13.
    arada sırada sözlüğe girip entry sıçan* bu arada da sevdiğimiz yazarları sözlükten soğutan gereksiz bulduğum yazar.

    sevdiğim bir arkadaşımın soyadı olduğundan acaba o mudur diye çok korktuğum fakat arkadaşımdan "yok bee ne alaka" cevabını aldığımda inanılmaz rahatladığım nick.

    ayrıca entry'me gelip de*cevap yazmasını kesinlikle istemediğim yazarcık.
    14.
    #68125 entirisindeki bahsettiği komünistleri bize göstermesini çok isterdim. hazır onları anlatmışken bale yapabilen balina, insan sevgisiyle dolu faşistleri de bir ara aradan çıkarır tahminimce...
    15.
    #68125 entrysi ile sözlüğe nefretini kusan yazar. gargamel gibi sayıklamıştır kendisi.
    (bkz: sirinlerden nefret ediyorum nefret nefret)
    16.
    #68125

    atmosferik yarrak metal'i ideolojik arenaya taşımış yazardır.

    bunu alan bunu da aldı:

    (bkz: eşitlikçi özgürlükçü dinci ) (bkz: bütün dünya kardeş olsuncu milliyetçi )
    17.
    justin timberlake'in dediği gibi:

    (bkz: what goes around comes around)
    18.
    adet günleri sancılı geçen yazarların sonlarının türk hava yolları olduğu tezini bir kez daha doğrulamamıza neden olmuş pms yazarı*
    20.
    (bkz: bilip bilmeden ota bokan atlayan moderatör olmanın dayanılmaz ezikliği)

    bahsi geçen pilot şahıs benim başlığıma yazdığı bir entryde bana ''it'' ithamında bulunduğu için** arkasından birşeyler deme isteğim doğmuştur. durup dururken sözlükte kim var kim yok saldırıp da sonra pilot olunca aklıma serbest çağrışım adet sancıları gelmektedir. aklıma gelen çağrışımları da kendini bilmez ayar verme manyağı bazı ufaklıklara açıklamak zorunda olduğumu pek sanmıyorum. ne demiş atalarımız, (bkz: genç bir yerin kaşınıyorsa kaşıyalım da parazit yapma).*
    21.
    boğaziçine en çok yakışandır.
    22.
    Nisan ayı ile birlikte Boğaziçi'nde arz-ı endam eder. Boğazdaki vapur gezilerinde, yeşilin içine sanki fırça darbeleriye eklenmiş kartpostal tadında manzaralar görülür ama bu seyir en fazla üç hafta sürer. Erguvanın ömrü kısadır.