kullanıcı girişi

kullanıcı adı veya e-mail

Şifre

üye olcam | şifremi unuttum

giriş
Yeni > Eski
Eski > Yeni
A'dan Z'ye
Z'den A'ya
Başlangıç
Bitiş
Tanımlarda arat
Entrylerde arat
İyisinden
gündemler (200)
sayfa >>

    the godfather

    1.
    mario puzo'nun efsanevi kitabından uyarlanmış film. imdb'de an itibariyle ikinci sıradadır. al pacino'nun performansının göz doldurduğu ve biçok kişinin marlon brando'ya aşık olma sebebi olan filmdir.

    --- spoiler ---

    marlon brando'nun "i will make him an offer he can't refuse" sözünden sonra, film yönetmeninin yatağında en sevdiği atının kesilmiş başını görünce hangimiz etkilenmedik ki.

    --- spoiler ---
    2.
    yilda bir kere trioloji seklinde arka arkaya izlenmesi gereken, ama nedense benim duzenli olarak her ay izledigim film serisi.. her zaman yaptigim yorumsa su: 1. film efsane, 2. film roman, 3. film fikra niteligindedir.. keske 3. film cekilmeseymis dedittirir.
    3.
    tüm zamanların en iyi filmlerinden.
    mafya filmlerinin, dizilerinin babası..
    4.
    allah baba.

    ekleme : fatih terim ingilizcesi tadında tercüme edince direk zamanın ötesine berisine gidiliyormuş.
    5.
    çoğu filmsever için * beyazperde nin gelmiş geçmiş en mükemmel üçlüsüdür. ama bu filmsever grubuna bakarsak yüzde 90 itibari ile erkektir hepsi. nedense bayan izleyiciler pek haz almaz bu üçlemeden. çok şey kaçırdıklarının farkında değiller, aynı futbol mevzusunda olduğu gibi...
    6.
    defalarca izlediğim ve izlemekten kesinlikle sıkılmayacağım sinema tarihinin tartışılmaz en güzel filmi.
    7.
    yaygın kanı üçüncü filmin diğer iki filmin gölgesinde kaldığıdır. aradan 18 yıl gibi bir sürenin geçmesine verebiliriz. ikinci filmdeki olay örgüsü, anlatılmak istenen hikayenin yavaş yavaş, yedire yedire verilmesi, de niro'nun oscarlık performansı ve al pacino'nun baba ötesi bir varlığa dönüşmesi bu filmi doyumsuz kılmıştır. birinci filmde ise sicilya sahneleri beni ayrı bir etkiler.
    the godfather triologyi kafa kesmek, racon kesmek ikileminden çıkaran ve birçok hanfendinin de ilgisini cezbetmesi sağlayan sanırım güç-para-şiddet-aile ilişkilerini tüm yalınlığıyla aktarabilmesidir. marlon brando bu ilişkileri profesyonelce yürütebilirken, al pacino, gençlik mi diyelim, ihtiraslar mı, gücüne güç katarken duygularını kaybeden bir adamı canlandırmaktadır. işin ilginç yanı ikisinin de acı kayıplarının hemen hemen eşit olmasıdır. kıssadan hisseyi buradan çıkarabiliriz sanırım.
    8.
    mario puzo'nun yazdığı romandan uyarlanan, francis ford coppola'nın yönettiği, marlon brando ve al pacino'nun başrollerini paylaştığı unutulmaz mafya filmi.
    9.
    genel olarak ilk iki bölümünün beğenildiği üçüncüsünün beğenilmediği film. ama asıl felsefe üçte geliyor. buraya spoiler giriyoruz:

    --- spoiler ---
    filmde al pacino ve eşinin tartışması aslında bütün konuyu özetlemektedir. al pacino bugüne kadar yaptığı ettiği herşeyin ailesini korumak olduğunu söylediğinde karısından "ama şiddet sen oldun" sözünü işitir ki, bu da şiddet sarmalı denilen şeyin ne olduğunu tam olarak göstermektedir. ayrıca ilk bölümde sadece hayata tutunmak ve ezilmemek için didinen marlon brando'nun aksine al pacino işi godfather'lık, ayakta durmak için sürekli diğerlerini ezmek felsefesine dayanır. bu nedenledir ki, marlon brando ailesine karşı daha sevgi dolu bir bireyken, al pacino gerektiğinde kardeşini bile öldürür. ancak filmin üçüncü versiyonunda al pacino geçmişine bir sünger çekmeye karar verir. bu onda evlatlarına daha yakın bir ilgi alaka gösterme modu olarak ortaya çıkar. bu esnada karşısına çıkan yeğeni ise al pacino'nun benzeri bir karaktere sahiptir ve yine tam da bu nedenle al pacino tarafından ikna edilmeye çalışılır.
    --- spoiler ---

    filmde, marlon brando, al pacino, james caan, richard castellano, robert de niro, robert duvall gibi ünlü isimler vardır.

    --- spoiler ---
    bu olmadan olmazdı. bir de çok tartışılan bir mesele vardır ki, o da al pacino'nun gerçekten ilk sevgilisine aşıkken italya'da güzel bir dilberle evlenmesidir. bu aslında bir yürekte iki sevda olur mu gibi tartışılsa da benim anladığım bir yanı italyan bir yanı amerikalı olan micheal'ın (babasından bir farkı da bu, o tam italyan'dı, sonrasındaki velet ise tam amerikalı) yaşadığı ikilemi göstermektedir.

    --- spoiler ---
    10.
    2.si 1.sinden daha iyi olan tek film serisi olduğu söylenir. tamamı başyapıt 2.si olağanüstü.
    11.
    efsane filmin efsane müziği için;
    (bkz: speak softly love)
    12.
    oynunun başlangıcında filmin ilk sahnesinden şu replik vardır:

    "some day, and that thay may never come, i may telephone you to do a service for me, till that day, accept this as a gift."

    ayrıca marlon brando nun performansı takdir edilesidir.
    13.
    efendim izleyebileceğiniz en kötü filmlerdendir. yönetmeninden tutunda ışıkcısına kadar kötüdür. müzikleri hiç te iyi yapılmamıştır ki bunu her saniyesinden anlayabiliriz. mario puzo nun da her ne kadar kitabı kötü olsa da bu kadar kötü sinemaya uyarlanması içler acısıdır.